18 Şubat 2010 Perşembe

Şiir ve Öykü Yarışmasında Birinciye 350 Bin Tl Verilecek


Hacıbektaş Veli Anma Törenleri Kültür ve Sanat Etkinlikleri Kapsamında Her Yıl Geleneksel Olarak Düzenlenen "Öykü" ve "Şiir" Yarışmalarının, 2010 Yılı Kriterleri Belli Oldu. "Düşünce Karanlığına Işık Tutanlara Ne Mutlu" Konu Başlığı Altında Düzenlenecek Yarışmada Birinciye 350 Bin Tl Ödül Verilecek.


Hacıbektaş Veli Anma Törenleri Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında her yıl geleneksel olarak düzenlenen "öykü" ve "şiir" yarışmalarının, 2010 yılı kriterleri belli oldu. "düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu" konu başlığı altında düzenlenecek yarışmada birinciye 350 bin TL ödül verilecek.
Hacıbektaş Belediye Başkanlığı'ndan alınan bilgiye göre, 16- 18 Ağustos 2010 tarihleri arasında düzenlenecek olan 47. Ulusal, 21. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "hece vezni ve serbest vezin dallarında şiir yarışmaları" ile "öykü yarışması"na katılım şartları belli oldu.

Hacıbektaş Belediyesi'nden alınan bilgiye göre, etkinlikler çerçevesinde yapılan şiir yarışmaları hece ve serbest vezin dallarında yapılacak. Yarışma şartlarına göre, katılan şiirlerin hiçbiri yayınlanmamış olacak. Bir şair en fazla üç şiirle katılabilecek. Yarışmacılar şiirlerinde açık isim ve mahlaslarını kullanmayıp rumuz kullanacaklar. Şiirler, bir zarfın içine konarak elden veya posta ile en geç 25 Haziran 2010 tarihine kadar Hacıbektaş Belediyesi'ne teslim edilecek.

Teslim edilmiş şiir zarfları 11 Temmuz 2009 tarihine kadar jüri üyelerine bir tutanakla teslim edilecek. Jüri değerlendirmesini yaparak şiirlerle rumuzları yazılı tutanağı 02 Ağustos 2010 tarihine kadar Hacıbektaş Belediyesine teslim edecek. Yarışmanın sonucu www.hacibektas.bel.tr internet adresinden duyurulacak.

Yarışmalarda ödül olarak birinci olan 350 bin TL, ikinciye 250 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL verilecek.

Tahiti İsimleri

Aata (K) Ay'ın mutlu çocukları
Aifatu (K/E) Haberci
Anapa (E) Parlayan deniz
Anuata (K) Gecenin gölge kadını
Areiti (E) Küçük dalga
Arenui (E) Büyük dalga
Ari (E) Derin sular
Ataroa (K/E) Büyük gülümseme
Eperona (E) Deniz kuşu
Fa'anui (K) Vadinin kızı
Heia (K/E) Tüylerin güzeli
Hoani (K/E) Kuşların tanrısı

TEKNOLOJİ










128 GB KAPASİTELİ KİNGSTON SSD Now V+


Kingston’ın SSDNow V+ serisi yurtdışında piyasaya çıktı. bit-tech.net sitesi bu yeni sürücüyü ve Toshiba markalı kontrolörünü incelemeye tabi tutmuş. Yeni silikonda Windows 7 için TRIM desteği sunuluyor. Bu sayede performansın düşmesine dair endişeler gideriliyor. 128 MB’lık dahili ön bellek sayesinde de rastgele yazma ve okuma performansı alt edilmiş oluyor.

İncelemeye göre Toshiba’nın kontrolörü işini iyi bir şekilde yapıyor. TRIM ile silinmiş dosyalar performans üzerinde büyük bir etki yapmıyor. Ancak 1 TB miktarındaki yazma ve silme işleminden sonra birazcık performans azalmasını olduğu belirtiliyor. Sözü edilen ön belleğin rastgele giriş/çıkış performansı üzerinde pek etkili olmadığı söyleniyor. Genel olarak Kingston’ın bu sürücüsü benchmark testlerinde baskın bir karakter sergilemiyor. Eğer başka bir SSD tercih ederseniz, Kingston’ın SSDNow V+ serisine yönelmediğiniz için hayıflanmanıza gerek yok.

LACOSTE'U TİMSAHLAR BASTI

Tasarımcı Fernando ve Humberto Campana , tasarladıkları çok özel koleksiyonu Lacoste severler ile buluşturuyor.




Tasarımcı Fernando ve Humberto Campana Brezilya’ da geçen çocukluk ve gençlik yıllarından ilham alarak tasarladıkları çok özel bir özel koleksiyonu Lacoste severler ile buluşturuyor.









LACOSTE’ un 4. “Holiday Collector” serisi olan “The Campanas” özel tasarım bir polo serisi olarak dikkat çekiyor. İrili ufaklı 20 000 timsah logosunun kullanıldığı özel tasarım tişörtler, timsahların doğal yurtlarında koloni halinde toparlanmalarından ilham alınarak tasarlanmış.






Bayanlarda klasik 5 düğmeli beyaz polo kullanılırken, erkeklerde ise yine beyaz 3 düğmeli klasik Lacoste pololar kullanılmış. Süper sınırlı üretim olan erkek polo tasarımı ise kumaşın üzerinde değil, irili ufaklı timsah logoların birleştirilmesi ise oluşan bir model olarak göze çarpıyor.






Amazonlardaki adalardan ilham alınana bayan sınırlı üretim tişörtlerden 125 adet, erkekler içinde 125 adet üretilmiştir. Süper sınırlı üretim tişörtlerden ise sadece 12 adet erkek ve 12 adet bayan tişörtü üretilmiş..






Brezilya ve amazonlara karşı bir sosyal sorumluluk niteliği taşıyan bu özel üretim tişörtler Dünya’ nın belli noktalarındaki Lacoste mağazalarında satışa sunulacak.

Tavşan

Yavru tavşan yuvasından ilk kez ayrılır ve ormanda dolaşmaya başlar. Karşılaştıgı ilk hayvana kendini tanıtır:
"Merhaba kardeş ben Tavşan sen kimsin?"
Karşısındaki hayvan:
"Bende katır." der. Tavşanın kafası karışır:
"Nasıl yani?" diye sorar. Katır:
"Benim annem eşek babam da at. Onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum." der.
Tavşan yoluna devam eder. Karşılaştıgı başka bir hayvana kendini tanıtır.
"Merhaba kardeş ben Tavşan sen kimsin?" Hayvan:
"Ben kurtköpeği." der. Tavşan yine şaşırır:
"Nasıl yani?" diye sorar. Kurtköpeği:
"Benim annem köpek babamda kurt onlar birlikte olmuşlar sonra ben doğmuşum." der. Tavşan yine yoluna devam eder.Karşılaştıgı başka bir hayvana tekrar kendini tanıtır:
"Merhaba kardeş ben Tavşan sen kimsin?" Hayvan:
"Ben Devekuşu." der.
Tavşan bir an afallar sonra gülüp geçer... Biraz daha yol aldıktan sonra; kulağına konan hayvana dönerek:
"Ben tavşan sen kimsin?" der. Hayvan:
"Ben at sineğiyim." deyince tavşan:
"Hadi oradan."

Samsung'dan 4G'li netbook

Samsung, Uzun Vadeli Dönüşüm (LTE) teknolojisini içeren netbook bilgisayarını tanıttı.

LTE teknolojisinin eklenmesi, ne zaman ve nerede olurlarsa olsun yüklü miktarda verilere erişmek zorunda olan 50 kullanıcılara yüksek hızlı, kısa her zaman her yerde kullanıma hazır bağlantı özellikleri sunacak.

Kaynak: VeTeknoloji

Aynı Eve İki Otobüs


İzmir'in Bayraklı İlçesi'nde, 2,5 yıl önce bir belediye otobüsünün çarptığı ve araçtaki 12 kişinin yaralandığı eve, ikinci kez otobüs girdi. Bu kez de aralarında şoförün de bulunduğu 18 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Büyük hasar gören evin, belediye ekiplerince yıkılacağı bildirildi.
Hürriyet

11 Şubat 2010 Perşembe

Kekemelik hakkında Gerçek



Yıllardır duygusal sorunlara, baskıcı ebeveyn gibi nedenlere bağlanan kekemelikle ilgili yeni bir bulguya ulaşıldı.Yıllardır duygusal sorunlara, baskıcı ebeveyn, sert öğretmen tutumlarına bağlanan insanlarda kekelemeyle ilgili ilk kez bilim adamları gen bağlantısı ortaya koydu.Bilim adamları, bazı kekeleme vakalarını açıklayabilecek genler tespit ettiklerini bildirdi.Vatan'da yer alan habere göre; tıp dergisi New England Journal of Medicine'ın dünkü sayısında yayımlanan araştırmada, bazı kişilerde konuşma sorunlarına neden olduğu görülen üç gende mutasyon tespit edildiği kaydedildi. Bazı ailelerde kekeleme vakalarının görülmesiyle daha önce de bazı araştırmalarda gen bağlantısı gündeme getirilirken, ilk kez araştırmacılar sorunun nedeni olarak belirli genleri işaret etti.Çalışmanın sahiplerinden, kalıtım bilimci Dennis Drana, elde ettikleri sonuçların, kekemeliğin biyolojik bir sorun olduğundan şüphe duyanları ikna etmeye yardım etmesini ümit ettiğini kaydetti.Araştırmada ayrıca, bir gün kekemeliğe yönelik enzim tedavisi uygulanabileceğine işaret edildi.Nedeninin bilinmemesiyle birlikte stres, olumsuz ana baba tutumu, tedirginlik gibi unsurlara bağlanan kekemelikle ilgili ortaya konan gen bağlantısının, insanlara yüklenen suçlamaları da kaldırmasını bekleyen Drayna ve diğer uzmanlar, sıkıntı, tedirginlik ve stresin kekemeliği artırabileceğini ancak kekemeliğin nedeni olamayacağını belirtti.Çalışmada uzmanlar, çoğu üyesi kekeleyen Pakistanlı aynı soydan gelen geniş bir aileyi inceledi ve 12. kromozomda bir mutasyon tespit etti. Uzmanlar aynı mutasyonu ve mutasyona uğramış 2 geni daha Pakistan, ABD ve İngiltere'den 400 kişide daha tespit etti. Kekelemeyenlerin oluşturduğu benzer bir grupta ise gönüllü bir Pakistanlı hariç, bu mutasyonlar tespit edilmedi.Böylece kekeleme vakalarının yüzde 9'unda, 3 gen değişiminin neden olduğunu düşünen uzmanlar, kekelemeye yol açan diğer genleri tespit etmek için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

TEKNOLOJİ


Japonya'da geliştirilen ve bir teknoloji fuarında sergilenen "PrePeat" adlı yazıcı görenleri şok eden teknolojisiyle büyülüyor.

Yazıcılar hakkında bütün bildiklerinizi unutun! PrePeat adlı yazıcı toner veya mürekkep kartuşu kullanmıyor. Hatta kağıt bile kullanmıyor! Peki, nasıl çalışıyor?

PrePeat, kağıt yerine özel olarak üretilmiş ince plastikler kullanıyor. Dokümanlar bu plastikler üzerine farklı sıcaklıklar uygulanarak yazdırılıyor. Böylece hem yazdırma işlemi çok hızlı bir şekilde yapılıyor hem de müthiş bir tasarruf sağlanmış olunuyor. Tabi toner veya kartuş kullanılmadığı için çevre de kirletilmemiş oluyor.
PrePeat'in plastik kağıtları üzerleri dolu olsa bile hiçbir ara işleme gerek kalmadan tekrar yazdırılabiliyor. Yazdırma işleminden önce plastik kağıtların üzerindeki eski yazıları otomatik olan silen PrePeat bütün alkışları hak ediyor.

Tanıtımı gerçekleştiren Yoshitaka Sugano, PrePeat'ın satış fiyatının yaklaşık 5500 dolar olacağını açıkladı. Tekrar yazdırılabilir plastik kağıtlar ise tanesi 3,3 dolar fiyatla satılacak. Bir plastik kağıtla 1000 kez çıkış alınabileceğini belirten Yoshitaka Sugano, plastik kağıtların 1000'lik paketler halinde satmayı planladıklarını da sözlerine ekledi.
Toner, kartuş ve kağıt masraflarını sıfıra indiren PrePeat'in bakım ve tamir gibi sorunlarının da olmayacağını düşünürsek özellikle orta ölçekli firmalar için müthiş bir tasarruf kaynağı olacağını söyleyebiliriz.

Kağıt kullanmayan, toner veya kartuş istemeyen PrePeat'in yaygınlaşması ile birlikte çevre koruması için de dev bir adım atılmış olacak. Sağlanacak kağıt tasarrufunun yanı sıra çevreyi kirleten tonerler ve kartuşlar da tarihe karışmış olacak.

17 Aralık 2009 Perşembe

BİLET LÜTFEN


Üç mühendis ve üç işletmecinin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları gerekir. Tren garına giderler. Üç işletmeci 3 bilet aldığı halde mühendisler tek bilet alır. İşletmeciler bunun sebebini sorduklarında mühendisler "Bekleyin ve görün." derler. Trene binerler ve tren hareket ettikten bir sure sonra üç mühendis kalkıp hep beraber trenin tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktör gelir ve üç işletmeciden üç bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp "Bilet lütfen!" der. Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. İşletmeciler bunu görürler. Taktiği kapmışlardır. Dönüş yolculuğu için yine gara giderler. İşletmeciler bu sefer tek bilet almışlardır. Mühendisler ise hiç bilet almaz. İşletmeciler yine şaşırıp sebebini sorduklarında mühendisler yine bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra yolculuk başlar. Önce işletmeciler kalkıp tuvalete girer. Ardından da mühendisler karşısındaki tuvalete girer. Kondüktörün gelmesine yakın bir mühendis çıkıp karşı kapıyı tıklatır ve "Bilet lütfen!" der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer.

TEKNOLOJİ


Şüpheli Laptopa 3 Kurşun

Özellikle ABD'deki 11 Eylül olaylarından sonra havaalanlarında güvenlik konusundaki tedbirler büyük oranda arttırıldı. Tüm dünyada artık havaalanlarında en ufak bir şüpheli duruma bile izin verilmiyor. İsrail'de yaşanan son olay paranoyanın hangi boyutlara varabileceğini gösteriyor.

Olayı anlatan Lilly Sussmanblog'unda yaşadıklarını şöyle anlattı: "Havaalanındaki Güvenlik görevlilerinin soruları üzerine Tel Aviv'de yaşayan akrabalarım olduğunu anlattım ve telefon numaralarını verdim. Yaptıkları görüşmenin numaraları doğrulamak için olduğunu sanıyordum ki bir anons duydum. Anonsta şunlar söyleniyordu: "Duyacağınız silah seslerinden dolayı endişelenmeyin. İsrail polisi şüpheli bir yolcu valizini patlatacak". Kısa bir süre sonra kendisini güvenlik şefi olarak tanıtan bir adam geldi ve "Özür dilerim ama diz üstü bilgisayarınızıpatlatmak zorundaydık" dedi".

Gerçekten de Sussman'ın MacBook'u havaalanı polisi tarafından şüpheli bulunmuş ve kontrol etmek için üzerine üç el ateş edilmişti. Susman hala olaya bir anlam veremiyor. Tek tesellisi ise polislerin sabit diski ıskalamış olması sayesinde verilerinin kaybolmamış olması.

10 Aralık 2009 Perşembe

LACOSTE'dan Doğal Hayata Önemli Destek

LACOSTE , Save Your Logo kampanyası ile, dünyanın dört bir yanındaki timsahların yaşamı ve neslinin devamını için katkılarda bulunacak !..

İkonik timsah logosu ile bilinen Lacoste, Dünyada logoları hayvan figürü olan markaların ve firmaların, kendi logolarında yer alan hayvanların yaşamasına ve neslinin devam etmesine katkıda bulunulması amacıyla başlatılan “Save Your Logo” kampanyasına katıldı.



“Save Your Logo” kampanyası GEF (The Global Environment Facility-Global Çevre Tesisi), Dünya bankası ve IUCN (International Union for Conservation of Nature-Uluslararası Çevre Birliği) in katkıları ve teşvikleri ile 2008 Ekim ayında başlayan bir kampanya olarak dikkatleri üzerine çekiyor.



75 yıldır Lacoste markasına logo olan efsanevi timsah, şimdi “Save Your Logo” kampanyası kapsamında GEF desteği ile Lacoste’ un koruması ve bakımı altına alınıyor.



Şu anda kişisel çabalar ile ayakta tutulmaya çalışılan, Çin de ve Amazonlarda ki Orinoco Nehrinde yaşayan timsahların bakımı bu anlamlı kampanya sayesinde Lacoste tarafından üstlenildi. Timsahların nesillerinin devam etmesine ve koruma altında olup biyolojik çeşitliliklerini korumalarına yardımcı olmak için Lacoste kolları sıvadı. Bir hayvanla ilgili en açık ve net logoya sahip olan Lacoste “Save Your Logo” kampanyası ile dünyadaki ve Türkiye’ deki timsahların korunmasında büyük bir çaba gösteriyor. Türkiye’de ise yine Lacoste tarafından Darıca Hayvanat Bahçesinde bulunan 7 adet timsahın yıllık bakımları üstlenilmiş durumda.

TEKNOLOJİ


Türk hacker'lar İsviçre'deki 500 siteyi çökertti

Türk hacker grubu, İsviçre'nin minare kararına karşılık ülkedeki 500 web sitesini çökertti.


İnternette kendilerine ‘1923Turk-Grup' adını veren Türk hacker grubunun, İsviçre uzantılı 500'e yakın web sitesinin erişimini engelleyerek büyük zarar verdiği bildirildi.

Hack'lenen sitelerin ana sayfalarına minareli camii resimleri ve ezan sesi koyuldu. Grubun hacklediği siteler arasında minare krizine yol açan ve sağ partililerin siteleri de bulunuyor. Grubun yöneticileri, “Bizler hiçkimsenin dini inanısını yargılamıyor ve eleştirmiyoruz. Onlardan da dinimize karşı aynı hassasiyeti ve saygıyı bekliyoruz. İslamiyet'e karsı yaptıkları çağ dışı propaganda ve eylemler devam ettiği sürece saldırılarımızın ardı arkası kesilmeyecektir” denildi. Hacker grubunun saldırısının İsviçre basınında geniş yer bulduğu belirtildi.

9 Aralık 2009 Çarşamba

Dilimi bin dolarlık Türk keki Forbes'te


Forbes dergisi tarafından yayımlanan "Dünyanın en abartılı 11 yemeği" listesinde, içinde altın tozu bulunan "Sultan'ın Altın Keki" isimli Türk tatlısı üçüncü oldu.
İstanbul Çırağan Sarayı Kempinski Oteli'nin spesiyallerinden "Sultan'ın Altın Keki", sadece sipariş üzerine yapılıyor ve servis edilirken üzerine 24 ayar, yenilebilen altın tozu dökülüyor.

3 Aralık 2009 Perşembe

Mozilla Firefox, Internet Explorer'ı solladı!!

Özgür tarayıcı Firefox, ezeli rakibi Internet Explorer'a karşı büyük bir zafer elde etti!

Uzun bir süredir gölgesiydi ve artık zamanı geldi: Güncel bir araştırmaya göre Almanya'da ilk kez Mozilla Firefox kullanıcıları, Internet Explorer kullanıcılarından daha fazla.

Pazar araştırma firması Fittkau & Maaß'ın güncel araştırmasına göre şu sıralar Firefox'un Almanya'daki pazar payı yüzde 45,6'ya yükseldi ve böylece özgür tarayıcı, farklı Internet Explorer sürümlerinin pazar paylarının toplamının (yüzde 44,4) önüne geçti. Internet Explorer sürümleri teker teker incelendiğinde ise durum daha da belirginleşiyor. Firefox 3'ün yüzde 44,2'lik pazar payına karşın IE 8 ve IE 7'nin pazar payları sırasıyla yüzde 25,5 ve yüzde 11,8. Internet Explorer 6 ise sadece yüzde 7,2 pazar payı ile artık yüzde 10 sınırını dahi geçemiyor.

Yüzde 10'luk sınıra diğer alternatif tarayıcılar olan Safari, Opera ve Google Chrome ulaşıyor. Safari'nin Windows sürümünün de olmasına rağmen Apple tarayıcısının Almanya'daki toplam pazar payı, bilgisayar pazarındaki Apple PC'lerin oranını geçemiyor. İlginç bir diğer sonuç ise Chrome'un pazar payının Opera'dan daha düşük olması oldu.


+02 Aralık 2009 Çarşamba, 11:20
CHIP Online

Kaynak: VeTeknoloji
SUÇ VE CEZA


Üç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan melek: "Sizin burada uymanız gereken tek bir kural var: ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın" der. Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler. Gerçekten de etraf ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır. Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar. Hemen bir melek belirir. Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve "Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın" der. İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve melek anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar. Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma çok dikkat etmeye başlar. Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz. Derken bir gün bir melek belirir. Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır. Melek hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider. Kadın mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve: "Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi yakışıklı bir adamla birlikte olmayı hak ettim?" diye sorar. Adam suratı asık bir şekilde cevap verir: "Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım."

BUZ GİBİ ŞAKALAR

  • Adamın biri varmış,ikinci dönem düzeltmiş.
  • Adamın biri kıllık yapmış,içine kıllarını koymuş.
  • Kadının biri güneşe bakınca yanmış,aya bakınca düzmüş.
  • Kötü anneye ne denir? *Badana
  • Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez?Rahmetli geçerdi...
  • Adamın biri o kadar kibarmış ki *senfoni*ye bile *sizfoni* diyormuş.
  • Geçenlerde bir taksi çevirdim, hala dönüyor.
  • Adamın birin salıvermişler,çarşamba geri almışlar

İşte Altın Değerinde i-Phone!


En pahalı iPhoneiPhone'u pahalı mı buluyorsunuz? O zaman bir de Stuart Hughes'un elinden çıkanı görün ve şaşırın!


iPhone kesinlikle son zamanların en çok ses getiren cep telefonu. Özellikleri, konsepti ve uygulamaları ile adeta bir çığır açan iPhone'un en ucuz telefonlardan biri olduğunu söylemek ise mümkün değil. Ama Stuart Hughes ufak birkaç değişiklikle iPhone'u birazcık daha pahallı hale getirdi.

Uzmanlık alanı değerli cep telefonları olan Stuart Hughes, iPhone 3GS'i aldı ve önce 22 ayar altın kaplama ilave etti. Ardından tam 136 elmas ile süsledi. Son olarak ise fiyat etiketinde ufak bir dğeişiklik yaparak telefonu tam 3.2 milyon dolara, yani yaklaşık 4,8 milyon TL'ye satışa çıkardı.

Bu fiyata yekpare bir granitten oluşturulmuş özel kutusunun da dahil olduğunu ekleyelim. Bu çılgın telefonun tüm özellikleri görmek için Stuart Hughes'ın web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

İsviçre'nin Yasağına İlk Destek


İsviçre'deki minare yasağına tek lider desteği ise Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy'den geldi. İsviçrelilerin de Fransızlar gibi memleketlerinin "Doğallığının değişmesini ve denatüre olmasını istemediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Sarkozy, İsviçrelilerin ve Fransızların kimliklerini korumak istediklerini belirtti. Sarkozy'nin analizine göre Fransızlar ülkelerinde çarşaflı ve burkalı kadın görmek istemiyor, ancak bu İslam karşıtlığı değil.

19 Kasım 2009 Perşembe

2010 Modellerine Yer Açın


İskoçların kullandığı desen 80'lerin başında punk modasının simgeleri arasındaydı.Uzun yıllardır punk sevenlerde ve okul önlüklerinde rastladığımız desen bu kış top sezonunu yaşıyacak.Geçtiğimiz kış ufak ayak seslerini duyduğumuz ekose deseni; elbise , etek , ceket en popüler olarakta gömleklerde göreceğiz.Ekose desenli giysileri karşınızdakinin gözlerini yormaması açısından düz renkte bir jean yada tayt ile tercih edin...

2010 Modellerine Yer

Modern Warfare 2, İlk Günde Rekor Kırdı.

Son zamanların en ses getiren oyunu olan Call of Duty : Modern Warfare 2, beklenen ilgiyi fazlasıyla gördü. Yapılan açıklamaya göre oyun ilk günde toplamda 7 milyon satış rakamına ulaştı.

Activision bugün yaptığı açıklama ile Modern Warfare 2'nin tüm zamanların en hızlı çıkış yapan oyunu olduğunu ve oyunun sadece Amerika ve İngiltere satış rakamının 4.5 milyonu geçtiğini doğruladı.

VGChartz sitesi ise oyunun toplam satış rakamının ilk 24 saatte 7 milyonu bulduğunu açıkladı. Toplamda bu rakama ulaşan oyunun, 5.5 milyon Xbox 360 oyunu satılmışken 1.5 milyonu ise PS3 sisteminde satıldığı belirtildi.

Oyunun Amerika ve İngiltere satışını açıklayan Activision, bu satış rakamı ile oyunun ilk günde 130 milyon dolar hasılata ulaştığını da belirtti.

TEKNOLOJİ




Bu garip cep telefonunda yok yok! Parçalara ayrılıyor, her parçası ayrı ayrı çalışıyor
Fujitsu F-04B çift klavyeye, projeksiyona sahip ve dokunmatik bir telefon. Bir yıl önce prototip olarak sunulan ve CEATEC 2008'de DoCoMo standında sergilenen bu telefon artık resmen duyuruldu. Fujitsu Keitai F-04B parçalara ayrılabilen bir telefon ve Roppongi'deki bir basın toplantısında tanıtıldı.

Yeni F-04B yeni bir tür Keitai; görüntü ünitesi ve Bluetooth klavye olarak iki parçaya ayrılabiliyor. Her iki parçada da Lityum Ion batarya mevcut. Böylece kullanıcılar ister bu klavyeyi, ister 3.4 inçlik dokunmatik ekran kullanabiliyor. İsteyen kullanıcılar QWERTY klavyeyi çantalarına atarak ceplerini hafif ve daha az kabarık tutabiliyor.

Klavye aynı zamanda ayrı bir mikrofon, hoparlör ve gamepad olarak da kullanılabiliyor. Japon kullanıcıları memnun etmek isteyen iki parçayı Nokia N97 modeline benzer bir şekilde birleştirip kayar klavye olarak kullanma imkanı sunuyor.

Bu telefonun ilginçlikleri bununla da bitmiyor; bu telefonun opsiyonel olarak bir de projeksiyonu mevcut. 800 mAh pil ile en yüksek parlaklıkta 2 saat dayanan, Texas Instruments Inc'in ikinci nesil DLP Pico çipsetine sahip bu projeksiyon, 854 x 480 çözünürlük destekliyor. Kullanıcılar bunu kullanabilmek için klavye ünitesinin yerine projeksiyon ünitesini takıyor ve klavyeyi de uzaktan kumanda olarak kullanıyor.

Telefonun kamerası 12.2 MP çözünürlüğe sahip. Geniş ekranında çekilen fotoğraflar detaylı bir şekilde görülebiliyor. Ayrıca yüklü gelen oyunun grafikleri de fena durmuyor. Aynı geniş ekran film izlemek için de bu tür cihazlar arasında oldukça iyi bir boyuta sahip.

Fujitsu'dan Keitai her türlü duruma uygun, esnek bir cep telefonu, elbette ne kadar başarılı olduğunu görmek için çeşitli testler yapmak gerekiyor.

Hayalet Uçak



ABD’li savunma sanayi şirketi Lockheed Martin’in ürettiği ‘hayalet uçak’ F-35B Şimşek II'in, kısa kalkış ve dikey iniş testleri için hazırlıkları tamamlandı. Radarda görünmezlik, sesten hızlı uçabilme, kısa kalkış ve dikey iniş (STOVL) özelliklerini bir arada taşıyan ilk taarruz uçağı olan F-35B Şimşek, test uçuşları için önceki gün ABD Deniz Kuvvetleri’ne ait Patuxent River Üssü’ne iniş yaptı.
Hayalet uçak olarak tanımlanan F-35B kısa kalkış ve dikey iniş gibi özelliklerini ilk kez uçarak test etmeye hazırlanıyor. Lockheed Martin’in şef test pilotu Jon Beesley tarafından ilk kez Teksas’tan havalanarak ilk uçuşunu tamamlayan F-35B’nin özellik testlerini yine Beesley gerçekleştirecek.

20 kasımda vizyona girenler

The Twilight Saga: New Moon
Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay
Yönetmen: Chris WEITZ
Oyuncular: Kristen STEWART, Robert PATTİNSON, Ta
ylor LAUTNER, Ashley GREENE, Peter FACINELLI, Dakota FANNİNG
Süre:130 dakika
Özet:Yeni ayda aşk ve gerilim biraz daha artıyor cullen ailesi Bella'nın doğum gününü
kutlamakistiyor ama Bella ısrarla karşı çıkıyor çünkü yaşlanıyor.Cullenların evinde doğumgünü kutlarken hediye paketinin biri Bella'nın elini keser ve ailenin yeni vejeteryanı Jasper dayanamıyıp saldırır.Bunun üzerine Cullen ailesi Bella ve Edward'ın iyiliği için forkstan ayrılmaya kara verir. Bunu kaldıramayan bella artık hayatı umursamamaya başlar..

7 Kocalı Hürmüz
Yönetmen: Ezel AKAY
Oyuncular: Nurgül YEŞİLÇAY, Mehmet Ali ALABORA, Erkan ÇAN, Sarp APAK, Gülse BİRSEL, Cengiz KÜÇÜLAYVAZ, Ezel AKAY, Öner ERKAN
Özet: 800'lü yılların sonlarında İstanbul Taşkasap’ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle hiçbir yasal yanı olmadan evlenmiştir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlamakta, gönüllerini hoş etmekte, onlardan hediyeler almakta ve ekonomik sorunlarını çözmektedir. Ancak, onun gönlü berber eşinin dükkânında gördüğü doktordadır. Bir hastalık uyduran Hürmüz doktoru da evine getirtir. Doktor da ona âşık olur... Bu andan sonra doktor ve Hürmüz, kendilerini karmaşık olduğu kadar, gülünç gelişmeler karşısında bulurlar.


Cloudy With A Chance Of Meatballs / Köfte Yağmuru
Yönetmen: Phil LORD, Chris MILLER
Seslendirenler: Bill HADER, Anna FARİS, James CAAN, Andy SAMBERG ve Neil Patrick HARRİS / Arda AYDIN, Nüvit CANDANER, Aysun TOPAR, Sezai AYDIN, Pali Ekber
DİRİBAŞ
Süre: 90 dakika
Özet:İnsanların size ne yiyip ne yiyemeyeceğinizi söylemelerinden bıktınız mı? Her gün aynı sıkıcı yiyecekleri midenize doldurmak zorunda olmak sizi hayal kırıklığına mı uğrattı? İstediğiniz yemeği istediğiniz zaman sipariş edebileceğiniz günü mü bekliyorsunuz? Eh, bekleyişiniz sona erdi. 2009 yılında, Köfte Yağmuru‘yla doymaya hazır olun. Sevilen çocuk kitabından uyarlanan destansı boyutlardaki bu komik macera, yiyeceğin gökten yağmur gibi yağdığı bir kasabayı anlatıyor!
Kurtar Vadisi: Gladio
Yönetmen: Sadullah ŞENTÜRK
Oyuncular: Musa UZUNLAR, Tuğrul ÇETİNER, Ali Rıza SOYDAN, Ayfer DÖNMEZ, Ali
BAŞAR, Mehmet ARAS
Süre: 1 saat 59 dakika
Özet:Türkiye'nin yakın tarihine etki eden olayları anlatan filmde: 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlenmesinin Musul ve Kerkük’e girmesiyle ilişkisi ele alınıyor. Filmde ayrıca, Cem Ersever, Gladio’nun hangi gerçeğini öğrendiği için öldürüldü? Kim Washignton’d
an gelen telefonla darbe girişiminden vazgeçti? Apo suikastini Gladio nasıl önledi? 28 Şubat süreci bin yıl sürecek iken 5 yılda nasıl sona erdi?” gibi Türkiye tarihini derinden sarsan sorulara ışık tutuluyor.

A Christmas Carol / Yeni Yıl Şarkısı
Yönetmen: Robert ZEMECKIS
Oyuncular: Jım CARREY, Gary OLDMAN, Robin Wright PENN, Colin FIRTH, Cary ELWES
Süre: 96 Dakika
Özet: Charles Dickens'ın her zaman güncelliğini koruyan ünlü Noel hikayesinin yeni versiyonu.Scrooge inatçı, cimri ve huysuz bir adamdır. Çok zengin olmasına rağmen paylaşmayı bilmez. Onu mutlu etmek neredeyse imkansızdır. Noel akşamı üç hayalet onu ziyaret eder ve Scrooge'a eskiden nasıl bir insan olduğunu, bugününü ve değişmediği takdirde gelecekte onu nelerin beklediğini göstermeye başlarlar. Scrooge değişmesi gerektiğini anlar.

Microsoft'tan uyarı

Microsoft zararlı yazılımlar hakkında uyardı... MicrosoftGüvenlik Araştırması Raporu’nun yedincisi yayınlandı.

Microsoft’un 7. Güvenlik Araştırması Raporu, güvenlik konusunda zayıf koruma sağlayan yazılımlara dikkat çekerken, solucan ve virüs sayısındaki artışa karşı kullanıcıları uyarıyor. Bilgisayar sistemlerinde paylaşıma açık dosyalar ve taşınabilir diskler üzerinden bulaşan zararlı yazılımlar, kurumlara önemli kayıplar yaşatabiliyor. Rapora göre bu yılın ilk yarısında virüs bulaşma oranında en kötü performans sergileyen ülkeler arasında Türkiye ikinci sırada yer alıyorç

Yenilikçi teknolojilere yaptığı yatırımlarla bilgisayar kullanıcılarına güvenli bir bilgisayar deneyimi hedefleyen Microsoft, yayınladığı Microsoft Güvenlik Araştırması ile müşterilerini ve bilişim endüstrisini güvenlik tehditlerine karşı düzenli olarak uyarıyor. 1,2 milyar Windows kullanıcısının geri bildirimleriyle mevcut güvenlik risklerini sınıflandıran ve gerekli güvenlik teknolojilerini geliştiren Microsoft, geçtiğimiz ay bu araştırmanın 7. cildini (Security Intelligence Report v7) yayınladı. Yayınlanan bu son rapor İnternet ve bilişim güvenliği açısından 2009’un ilk yarı yıl bulgularını açıklıyor.

Dünyada bilgi güvenliğine yönelik tehditlerde ciddi artışlar olduğu görülüyor. 2008 yılında siber suçların dünya genelindeki maliyeti 1 trilyon doları aşarken, kişilerin bilgilerini çalma amaçlı kurulan siteler geçen yılın aralık ayında 31.173 gibi rekor bir sayıya erişti. Amerika’da 1 milyondan fazla kişi geçen yıl online kimlik hırsızlığı girişimlerinden zarar gördü. 2007 yılında İngiliz firmalarının % 55’i ciddi veri kayıplarına maruz kalırken, son iki yılda bu firmaların % 49’u en az iki kez kötü niyetli girişimle karşılaştıklarını açıkladı.

Microsoft SIRv7 ülke bazında risk ölçümleri ile 2009 ilk yarısında dünya güvenlik haritasının resmini çiziyor. Bireylere ve kurumlara güvenlik konusunda destek olmayı hedefleyen ve yılda iki kez yayınlanan Microsoft Güvenlik Araştırması raporu ortaya koyduğu güçlü veriler ve bulgularla bilişim güvenliği endüstrisinin durumu hakkında bilgi vermeyi amaçlıyor.

Kullanıcıları bilişim ve İnternet ortamındaki tehditler ve riskler hakkında aydınlatmayı bir görev sayan Microsoft, güvenlik konusundaki son gelişmeleri yansıtan raporu kamuoyuyla paylaşırken, çeşitli kesimleri hedefleyerek düzenlediği İnternet güvenliği seminerlerine de devam ediyor. Bu amaçla 10 Aralık 2009, Perşembe günü Microsoft merkez binada düzenlenecek olan güvenlik seminerinde SIRv7 raporunun ayrıntıları daha geniş olarak katılımcılarla paylaşılacak.

Kötü niyetli ataklar Türkiye’yi hedef aldı

Türkiye’de saldırıdan etkilenen bilgisayarların oranı da hızla artıyor. Microsoft Kötü Amaçlı Yazılım Temizleme Aracı (MSRT) ile aylık bazda yapılan 1 milyon taramaya göre yapılan sıralamada Türkiye 32,3 oranıyla virüs bulaşmasından en çok etkilenen ülke olarak ikinci sırada yer alıyor. 1 milyon taramada virüs bulaşması oranında dünya ortalaması her 1000 makinada 8,7 iken Türkiye’de bu rakam geçen sene 20’den 32’ye çıkmış durumda. Kötü performansta Türkiye’den sonra 25,4 oranı ile Brezilya ve 21,6 oranı ile İspanya geliyor.

SIRv7’ye göre 2009’un ilk altı ayında Türkiye’de 1 milyon 161 bin bilgisayar kötü amaçlı yazılımlara karşı Microsoft güvenlik yazılımlarıyla temizlendi. Virüs taramasından geçen bilgisayar sayısı bir önceki altı aya göre % 51 artış gösterirken, Türkiye bu grupta % 67 oranında artış sergileyen Tayvan’dan sonra ikinci sırada yer alıyor.

Geçen yılın son altı ayında Microsoft güvenlik yazılımlarıyla (MSRT) Türkiye genelinde taranan her 1.000 bilgisayardan zararlı kodlardan temizlenme ihtiyacı duyanların sayısı 20’nin üzerindeyken bu yılın ilk yarısında en az 32 bilgisayarın temizlendiği açıklandı.

Türkiye’de diğer ülkelerden farklı olarak en etkili 10 güvenlik tehditinin tamamının kimlik bilgileri çalmaya ve şifre hırsızlığına yönelik kötü amaçlı yazılımlar olması dikkati çekiyor. Bunun yanında bu tehditlerden bazı virüslerin ise Dünya’da diğer ülkelerde rastlanmaması Türkiye’deki güvenlik durumunun farklılığını yansıtıyor.

Dünyadaki bir başka sorun da zaman kaybına yol açan ve çoğunda gizli zararlı kodlar bulunan istek dışı iletilerin (spam e-mail) geometrik artışı. İstek dışı ileti çıktıkları ülkeye göre ölçümleyen bazı araştırmalar, bu yıl mart ile haziran ayları arasında Türkiye kaynaklı 17 milyon 750 bin 814 istenmeyen iletinin gönderildiğini ortaya koyuyor. Türkiye istek dışı iletilerin gönderilmesinde ülke olarak 18. sırada yer alıyor. Bu konuda rekor tabii ki, 448 milyonu aşkın istenmeyen ileti ile küresel ekonominin kalbi ABD’ye ait... Hemen arkasından aynı dönemde gönderilmiş 150 milyondan fazla istenmeyen iletiyle Çin geliyor.

Küresel trendler

2009 ilk yarısı verilerine dayanan bu son raporda özellikle kurumsal sistemlere yönelik solucan (worm) türünde zararlı kod ataklarında % 100’lük artışa dikkat çeken Microsoft, her beş kullanıcıdan birinin sahte yazılımlardan etkilendiğini açıkladı.

Melissa virüsünün dünyayı sarsmasından on yıl sonra kötü amaçlı yazılım kodlarından oluşan ve sisteme yerleşerek kendini çoğaltan solucanlar (worm) ikinci büyük tehdit haline geldi. Özellikle paylaşıma açık dosyalara ve taşınabilir disk sürücülerine bulaşan bu solucanlar kurumsal bilişim ortamlarını da ciddi anlamda tehdit etmeye başladı. SIRv7 bulguları bu çerçevede etkili olan iki solucan türüne odaklanıyor.

• Güvenlik duvarına sahip olan ağ ortamlarına rağmen yapısındaki çoğalma özelliğiyle Conflicker bu yıl bilgi işlem yöneticilerinin en çok uğraştığı solucanlardan oldu. Conflicker ev bilgisayarlarında çok etkili olamadı, çünkü kurum bilgisayarlarına göre evlerde kullandığımız sistemler yazılım yamalarıyla daha çabuk güncellenebiliyor. Conflicker’ın tek faydası kurumların yazılım güncellemelerine daha dikkat etmesi oldu.
• Online ortamda oynanan oyunları seven bir diğer virüs ise Taterf oldu. Geçen yılın ikinci yarısına oranla bu zararlı yazılımda % 156 oranında artış gözlemlenirken bu virüsün özellikle sanal topluluk sitelerinde sosyal mühendislik çalışmalarıyla ortaya çıkan kötü niyetli uygulamalar tarafından dağıtıldığı tespit edildi.

Microsoft’un hazırladığı Güvenlik Araştırması Raporu (SIRv7) sahte güvenlik yazılımlarının en büyük tehdit unsuru olduğunu ortaya koydu. Kullanıcıların kendilerini güvence altına almak için yöneldiği bu yazılımların bir kısmı bilgisayarlara zararlı kod bulaştırıyor. Microsoft’un güvenlik yazılımları bu yılın ilk yarısında dünya çapındaki 13 milyon bilgisayardan kötü amaçlı yazılımları kaldırırken, kötü amaçlı yazılım bulaşan bilgisayar sayısı 2008’in ikinci yarısında 16,8 milyon adedi buluyordu.

Bu arada iki yıl önce bilgisayarlar için en üst seviyede tehlike oluşturan Zlob ailesine ait Truva Atları Microsoft’un ısrarlı çalışmaları ve sistemlerini güncelleyen kullanıcıların çabası ile bilgisayarlardan büyük oranda temizlendiği bildiriliyor. Zlob bulaşmalarında bu yıl önemli oranda azalmalar görüldü. 2007 yılında 21,1 milyon bilgisayara bulaşarak zirve yapan Zlob cinsi Truva Atlarının etkilediği bilgisayar sayısı bu yılın ilk yarısında 2,3 milyon seviyesine kadar geriledi.

Nasıl hazırlanıyor?

Tüm Dünya’dan 212 bölgeden Microsoft Zararlı Yazılım Kaldırma Aracı’nı kullanan yaklaşık 450 milyon Windows kullancısından gelen bilgilerle oluşturulan SIRv7 ayrıca Microsoft’un arama motoru Bing’de sorgulanan yüz binlerce web sayfasının güvenlik bilgilerini de analiz ediyor.

Ayrıca dünya üzerinde 100 milyondan fazla bilgisayar kullanıcısının hizmetinde olan Windows Live OneCare ve Windows Defender; dünya genelinde milyarlarca e-postanın güvenlik taramasını yapan Forefront Online Protection for Exchange ve Forefront Client Security; 30 ülkeden yüz milyonlarca aktif e-posta kullanıcısına hizmet veren Windows Live Hotmail gibi Microsoft yazılımları ve online servisleri Güvenlik Araştırması Raporu’na güncel ve düzenli olarak yeni bilgiler aktarıyor.

Kullanıcılara öneriler

Microsoft kişisel ve kurumsal bilgi güvenliğine yönelik saldırılara karşı kişi ve kurumların SIRv7 verilerini dikkate almalarını öneriyor. Ayrıca Microsoft sayısal güvenliğin sağlanması için şu adımların atılmasını da gerekli görüyor.

• Microsoft güvenlik yazılımları güncelleme sürecini ve terminolojisini doğru kavrayın. En son sunulan Microsoft Security Update Guide’ı Microsoft Download Center’dan indirebilir ve bu belgeden hareketle Microsoft’un ilgili tüm güvenlik kaynaklarına erişim sağlayabilirsiniz. Bu belge aynı zamanda Microsoft’un güvenlikle ilgili terminolojisini anlama konusunda size iyi bir rehber olacaktır.
• Eğer üçüncü parti bir güvenlik uygulaması kullanıyorsanız bunun ilgili firma tarafından düzenli olarak güncellendiğine emin olun ve güncellemelerini takip ederek sisteminize kurun. Kötü niyetli atak girişimleri artarken Microsoft da işletim sistemi sürümlerini ve uygulamalarını sürekli güncellemektedir. Dolayısıyla kullandığınız ürünlerin de uyumlu olup olmadığını kontrol etmelisiniz.
• Microsoft yazılımlarında güvenlik süreçlerinin nasıl uygulandığını gösteren Güvenlik Uygulaması Geliştirme Döngüsü (Security Development Lifecycle-SDL) bilgilerinehttp://www.microsoft.com/sdl web adresinden erişebilirsiniz. Özellikle Microsoft ortamında uygulama geliştirenler açısından önemli bir çalışmadır.
• Kurumsal güvenlik uygulamalarınızda tüm dosya paylaşımlarının güvenli bir şekilde kurallara uygun olarak yapıldığından ve taşınabilir sürücülerin kullanma şekllinin de doğru tanımlanmış olduğundan emin olun.


Alıntıdır

14 Kasım 2009 Cumartesi

Raflarda

Bir kız, bir köpek

Kelly Reichardt’ın sade ve çarpıcı filmi Wendy and lucy,bu yılki !F programının en iyi filmlerinden biriydi. Yönetmenle birlikte filmin iki senaristinden biri olan Jonathan Raymond’ın kısa hikayesi Train Choir’dan uyarlanan film,köpeği Lucy ile yeni bir hayata başlamak için Alaska’ya gitmek isteyen Wendy Carroll’ın öyküsünü anlatıyor.Ancak, Wendy’nin çok az parası var,önüne de pek çok engel çıkıyor. Arabası bozulunca Oregon’da kısılıp kalıyor, yaptıracak parasıda yok gibi. Sonra markette hırsızlıktan tutuklanıyor ve polis gözetimindeyken köpeği Lucy kayboluyor.



Raflarda

Acının doruklarında gezmek

Kristen Scott Thomas'tan abartısız oyunculuk sanatı

15 yılını hapiste geçiren, sessiz ve düşünceli Juliette,özgürlüğüne kavuştuktan sonra yıllardır görmediği kız kardeşinin yanına yerleşir. Fakat hem hapis yılları hem de içeri girmesine neden olan trajik olay herkesten gizlenir. Bu durum Juliette’in gerilmesine neden olsa da, hem ailesinin

desteği hem de kendisine yaklaşmak isteyen bir adam hayata adapte olmasında yardımcı olur.2008′in en önemli filmleri arasında bulunduğunu söyleyebileceğimiz Il y a longtemps que je t’aime,başroldeki Kristin Scott Thomas’ın oldukça etkileyiciperformansı ile unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.

Onu Seven Bunları da Sever

- Love Liza (2002)

-The Machinist / Makinist (2004)

- Paronoid Park (2007)


13 Kasımda vizyona girenler :

The Tournament / Turnuva

Yönetmen: Scott MANN

Oyuncular:Ian SOMERHALDER, Robert CARLYLE, Vıng RHAMES, Kelly HU Scott ADKINS

Süre: 97 Dakika

Özet: Dünyanın en acımasız 40 katili bir turnuvada buluşur. Bol kanlı ve tiksindirici bir turnuvaya hazır mısınız?


2012

Yönetmen: Roland EMMERİCH

Oyuncular: John CUSACK, Amanda PETT, Chıwetel EJIOFOR, Thandie NEWTON, Oliver PLATT

Süre: 125 Dakika

Özet: Bazı teorisyenlere göre 21 Aralık 2012 tarihinde dünyanın sonunun geleceğini öngören Maya medeniyetinin bu öngörüsünün doğru çıktığı bir geleceğin anlatıldığı 2012 adlı filmde insanların hayatta kalma mücadelelerine tanık oluyoruz. Filmin kadrosu oldukça sağlam: John Cusack , Thandie Newton , Woody Harrelson , Amanda Peet , Danny Glover , Oliver Platt ve Chiwetel Ejiofor ilk göze çarpan isimler.

Beş Şehir

Yönetmen: Onur ÜNLÜ

Oyuncular: Bülent Emin YARAR, Şebnem SÖNMEZ, Beste BEREKET, Tansu BİÇER, Ahmet Rıfat ŞUNGAR, Ege TANIMAN

Süre: 97 Dakika

Özet: Beş Şehir, bir polis, bir tezgâhtar, bir öğretmen, bir seyyar satıcı ve 11 yaşında bir çocuğun, yaşamla, ölümle ve aşkla iç içe geçen hikâyesini anlatıyor.